| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Çayırhan Beldesi | Resimler, Tanıtım, Tarihçe, Kültür, Yemekler, Belediye Başkanı, Madencilik, Kuş Cenneti

Yazılar

Mta, Çayırhan'da Kömür Arıyor

MTA, Çayırhan'da kömür arıyor  
Ankara'nın Nallıhan ilçesi Çayırhan beldesinde bulunan linyit kömürlerinin rezervlerinin belirlenmesi için MTA, bölgede sondaj çalışmalarını hızlandırdı.
 

Edinilen bilgiye göre, Çayırhan ve Karadoruk bölgelerinde yapılacak sondaj çalışmalarının ardından bölgede kaç yıl/milyon ton kömür varlığı bulunduğu belirlenecek. Çayırhan Beldesi Belediye Başkanı Hüsamettin Yüksel, Karadoruk bölgesindeki sondaj sahasını ziyaret ederek, sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yüksel, bölgede yapılan sondaj çalışmalarını yerinde görmek üzere geldiğini kaydederek, "Beldemize yakın yerlerde yürütülen sondaj çalışmalarının ardından bölgede bulunan linyit yataklarının yıl bazında, milyon ton olarak belirlenmesi sağlanacak" dedi. Yüksel, ekiplerin 200 metre aralıklarla arazide sondaj yaptıklarını söyledi.

Çayırhan Termik Santrali

Termik Santral

termik.jpg

Linyit kömürünün Çayırhan'daki varlığı 1954 yılında rastlantı sonucu, Beypazarı - Nallıhan yolu üzerinde köprü yapan Doğu Karadenizli bir müteahit olan Mustafa Murtazaoğlu tarafından ortaya çıkartılmıştır. Müteahhit, bulduğu kömürün tahlilini yaptırdıktan sonra ocakların işletmesi için ruhsat almış ve Çayırhan köyünün bugünkü kuruluş yerinin batı yakasındaki tepeciğin yamacında ilk ocak açılmış, ilkel yöntemlerle işletilmeye başlanmıştır. Sonradan bir kaç ocak daha açılmış , 1967 yılında linyit işletmesi Devletleştirilinceye kadar ocaklar özel sektörce işletilmişlerdir, çıkartılan Linyit "Beypazarı Linyiti" adıyla piyasaya sürülmüştür.

Çayırhan ve çevresinde yapılan son araştırmalara göre saptanan linyit rezervi bir milyar tondur. Bu rezerv 40 kilometrekarelik bir alana dağılmış durumdadır.

Çıkartılan bu linyitin enerji üretiminde kullanılması hedeflenmiş ve bu doğrultuda Çayırhan Termik Santrali'nin 14 Kasım 1976'da temeli atılmıştır.

1978 yılında inşatı tamamlanan Çayırhan Termik Santrali zaman içerisinde çeşitli genişletmeler ve ek binalar ile bugünkü halini almıştır. Bugün santral 4 üniteden oluşmaktadır. 1 ve 2’nci üniteler 150 MW, 3 ve 4’ncü üniteler ise 160 MW kurulu güce sahiptir. Toplam 620 MegaWatt elektrik enerjisi üreten türkiyenin önemli elektrik santrallerinden birisi olmuştur.

İşletme 1967 yılında TürkiyeKömürleri İşletmesi tarafından satın alınmış ve linyit üretimini çoğaltmak için yeni yatırımlar yapılmıştır. 1996 yılına kadar Devlet tarafından işletilen termik Santral 1996 yılında Ciner Şirketler topluluğu tarafından satın alınarak özelleştirilmiştir ve Park Termik adıyla işletmeye devam edilmiştir..

PANORAMA

panoramaları izlemek için bilgisayarınızda Java yüklü olmalıdır. Java yüklemek için TIKLAYIN

Kuş Cenneti

Kuş Cenneti

Şehir Yaşamının getirdiği stresten ve sıkıntıdan kurtulabilmek için neler vermezdiniz?

İpek Yolunda Başkentin Sahil Beldesi Çayırhan Sizleri Bekliyor.

Bozkır alanlara hayat veren Sakarya nehri, denizden 1500 metre yükseklikte akarken, tarih boyunca bu önemli su kaynaklarının çevreleri yerleşim alanı olmuş. Türkiye'de 70 kuş cennetinden biri olan ve 150'yi aşkın kuş türünün varlığı tespit edilen "Kuş Cenneti", 1994 yılında Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alındı. Şahin, doğan, kartal, Mısır akbabası, alaca balıkçıl, kaşıkçı, yeşilbaş, karabatak, kılkuyruk, turna, keklik, çulluk, bıldırcın, kaz, su tavuğu gibi kuşların görülebildiği bölgede, kremalı pasta benzeri renkli platolar arasında kendinizi yeni bir gezegende sanabilirsiniz.

Tabiatın en güzel şarkılarını söyleyen kuşlar sizi günlük yaşamın sıkıntılarından uzaklaştıracak ve yeni doğan güne yenilenmiş bir şekilde uyanacaksınız.

                                                          

 

kus_cenneti.jpg

İpek Yolunda Başkentin Sahil Beldesi ÇAYIRHAN

09.jpg IMG_1170.jpg kus_cenneti.jpg
IMG_1188.jpg 04.jpg 07.jpg

Maden ve enerji merkezi tarihi ÇAYIRHAN, Sarıyar Barajı kenarında bulunmaktadır.Ankara'ya 120 km, Beypazarı'na 23 km, Nallıhan'a 35 km uzaklıkta bir sanayi kentidir.Nallıhan'ın en büyük beldesidir.1956 yılında Sarıyar Barajı Gölü suları altında kalan Çayırhan şimdiki alana yerleşmiştir.Çayırhan'daki tarihi han kalıntıları da sular altında kalmıştır.Denizden yüksekliği 500 metre olan olan Çayırhan Soltaboğazından başlıyarak göl alanı ve çevresi çok ilginç yer şekillerinin oluştuğu güzelliklerle eşine ender rastlanan bir doğa harikasıdır.Kat kat yeşil, kırmızı, mavi, sarı, gri renkleriyle adeta birer gökkuşağını andıran irili, ufaklı tepeler görenleri büyülemektedir.Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Çayırhan'daki Gülşehri'nde kaya mezarları ve mağralar bulunmakta olup, Kuş Cennetine 5 km mesafededir.Göle bağlı olarak balıkçılık geliştirilmiş, sazan, yayın, karagöz, kızılkanat, kadife, gümüş balığı avlanmakta ve göl kenarında bulunan balıkçı restaurantlarında vatandaşlarımıza sunulmaktadır.Tel Kırma ve Salta yöresel el sanatlarında emeğin nadide değerleridir.

Çayırhan Tarihçe

Çayırhan, Başkent Ankara'nın Nallıhan ilçesine bağlı bir yerleşme yeridir. İstanbul-Ankara arasındaki 1 numaralı devlet yolu üzerinde Sarıyar baraj gölünün kıyısında alçak tepelerin çevrelediği küçük bir düzlükte kurulmuştur.

Ankara'ya 126, Nallıhan'a 35, Beypazarı'na 27 km uzaklıktadır.

Çayırhan'ın bugünkü kuruluş yeri 1958'de, eski köyün baraj suları altında kalmasından sonra seçilmiştir. O yıllara kadar Çayırhan, bugünkü yerleşim yerinin 3 km. kadar batısında, şimdi Eskiköy denen yerde bulunuyordu. Eskiköy'ün bir bölümü sular altında kalmıştır. Köyün duvar kalıntılarından bir bölümü bugün de baraj gölünün Ankara-Nallıhan yoluna göre güneyine düşen tepenin yamaçlarında görülmektedir. Eski köyün kalıntısı ile bugünkü Çayırhan arasında taşıt araçlarının geçebileceği bir toprak yol vardır. Bu toprak yol, yer yer İmparatorluk döneminin İstanbul-Bağdat yolu kalıntılarından geçmektedir. Tarihi İmparatorluk yolunun izleri bugün de burada görülmektedir.

Bugünkü Çayırhan, Sarıyar barajının yapımı ile su altında kalan eski Çayırhan, Sarılar ve Yardibi köylerinin birleştirilmesi sonucu 1958 yılında kurulmuştur.

İklim bakımından Nallıhan ilçesinin özelliklerini taşır. Nallıhan, Bolu'ya yakın olduğu için Ankara'nın yayla iklimi ile İç Karadeniz iklimi burada birbirine karışır. Sarıyar barajının yapımından, büyük bir baraj gölünün ortaya çıkışından sonra Nallıhan'ın Özellikle Çayırhan'ın ikliminde oldukça değişiklik başlamıştır. Çok yağış yoktur. Fakat Karadeniz üzerinden gelen rüzgarların, baraj gölünün etkisiyle ilkbahar, kış, sonbahar aylarında yağmurlar düşer. Yaz aylarında yağış pek görülmez. Kış aylarında Orta Anadolu'nun aksine fazla kar yağmaz, yayla İkliminin soğuklarına rastlanmaz. Ankara iklimine oranla burada İklim oldukça ılımandır. Köyün çevresindeki dağlarda, tepelerde kış aylarında kar normal Ölçülerde bulunur; ancak Çayırhan'ın içinde kar pek tutmaz.
Bitki örtüsü yönünden Çayırhan ormandan yoksundur. Dikilerek yetiştirilen meyve ağaçlarının dışında köy topraklarında ağaç yoktur. Tarla tarımına, hayvancılığa yatkın bir yapısı vardır. Köyü çevreleyen tepeler çıplaktır. Bu tepelerde kalan tek tük ağaçlardan ve eskilerin anlattıklarından Çayırhan ve çevresinde önceleri ormanlıklar bulunduğu anlaşılmaktadır. Fakat yakım ve kırımla zamanla ormanların yokolduğu ortaya çıkmaktadır. Köyün İçi, evlerin bahçeleri meyve ağaçları, üzüm asmaları ile bir yeşil görünüm içindedir. Köyü çevreleyen tepelerdeki aşınmalar sonucu toprak katlarında linyit kömürü, bitümlü şist, çeşitli kayaların, renk renk toprak türlerinin izlerine rastlanır.

Çayırhan Güneyinden Eskişehir'in Mihalıççık, Doğusundan Beypazarı'nın, Kuzeyinden ve Batısından da Nallıhan'ın diğer köyleriyle çevrilidir. En yakın köy Ankara-Nallıhan yolu üzerinde İki kilometre uzaklıktaki Davutoğlan köyüdür.
ÇAYIRHAN’IN TARİHÇESİ:
Çayırhan’ın tarihinin çok eskilere dayandığı bilinmektedir. Bu tarihçe ile ilgili ayrıntılı bilgiler bulunmamakla beraber en azından 1600’lerde burada bir yerleşim yerinin varlığı tarihsel belgelerden anlaşılmaktadır. 1603-1617 yılları arasında Osmanlı imparatoru olan 1. Ahmedin başvezirlerinden Nasuh paşa, başvezir olmadan önce Halep’ten dönerken Konya, Ankara, Nallıhan Göynük ve Geyve yolunu, bugünkü 1 numaralı devlet yolu olarak anılan, zamanın İstanbul – Bağdat yolunu izlemiş ve bu yörede Çayırhan, Nallıhan, Uluhan’da üç han yaptırmıştır.
Bu üç Handan Nallıhan’da kurulu olan bugün de kullanılmaktadır. İlçe adını bu handan aldığı gibi Çayırhan ve uluhan köyleri de adlarını bu hanlardan almıştır. Çayırhan’ın adını aldığı han ise bugünkü Çayırhan’da zaman zaman yağmur duasına çıkılan Küpdedesi adıyla anılan yatırın bulunduğu yerde yapılmıştır. Hanın kalıntılarına bugünde rastlanılmaktadır. Hanların yapılış tarihleri aynıdır. Tarihler, Nallıhan’daki hanın duvarına işlenen ve tarih düşüren şiirden anlaşılmaktadır.
Bu durumda Çayırhan’ın en az dört yüz yıla yakın bir geçmişe sahip olduğu ortaya çıkmaktadır. Nasuh paşa’ya bir yerleşme yeri olan, adı şimdi bilinmeyen bu yerde, tarihi yollarda kurulan hanlardan birini kurmak, yada bir menzil yeri olarak konaklama amacıyla kimsenin oturmadığı bu topraklarda bir han yaptırmak istemiştir. Birinci olasılıkla Çayırhan’ın tarihinin daha da eskilere uzandığı, ikinci olasılıkla ise en az 378 yıllık bir geçmişi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Çayırhan’ın tarihi İstanbul – Bağdat – Şam yolu üzerinde bulunuşu, bu yolun gerek askeri, gerek ticari amaçlı seferler ve geçişler için kullanıldığı bilindiğine göre, yüzyıllardan beri dışarı ile bağlantısı, ilişkisi, dışa açıklığı ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu yöre Anadolu’daki halk hareketleri, celali başkaldırmaları, iç isyanlar ve talanlar dönemlerinde de sık sık göçlere uğramıştır.
Çayırhan’da Cumhuriyet döneminden önce ilkokul kurulmuştur. Nallıhan ilçe merkezindeki kayıtlarda ilkokulun 1913 yılında açıldığı belirtilmektedir. Fakat Tanin Gazetesi yazarı Ahmet ŞERİF’in 5 Aralık 1909’da bu köyden gazetesine gönderdiği yazıda köyün okuma odasında gece köylülerle sohbet ettikleri yazıldığına göre ilkokul kuruluşu daha öncelere uzanmaktadır.
Köy 1928’de Bucak haline getirilmiş, civardaki yedi köy bucağa bağlanarak Çayırhan merkezleştirilmek istenmiştir. İlk yıllarda bucakta, bucak müdürüden başka Jandarma karakolu, nüfus ve tapu memurlukları açılmış, fakat bunlar sonradan kaldırılmış, 1976’da belediye yönetimine kavuşuncaya kadar köy statüsünde kalmıştır.
Köyün hayatındaki önemli değişiklikler, 1956 yılında işletmeye açılan Sarıyar barajının köy topraklarının ve yerleşme yerinin büyük bir bölümünü kaplaması, topraklarının istimlakı 1954 yılında köy topraklarında linyit kömürü bulunması kömür ocaklarının önceleri özel kesim elinde, 1967 yılından sonra da devletleştirilerek Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından çalıştırılmaya başlanması, ocaklardaki işçi sayısının çoğalması, baraj gölünde balık avcılığı gibi yeni ekonomik ilişkiler ve düzenlemelerle ortaya çıkmıştır. Bu dönem içinde köyde önce kooperatifler sonra sendikalar kurulmuş nüfus çoğaldıkça da telefon santrali, ortaokul kurulmuş ve köy hayatında yeni bir hareketlilik başlamıştır.
GEZİLER:

         Çayırhan’ın toplumsal yaşamında, turistik yapısında gezi, turistik amaçlı süreli nüfus hareketi yoğunluk kazanmıştır. Baraj gölünün varlığı, bu gölde yayın, sazan balığı avcılığının başlamasından sonra Çayırhan’a Ankara ve civar ilçelerden günübirlik turist çekmek, böylece bir hareketlilik yaratmak amacıyla bir Turizm derneği kurulmuş, fakat bu konuda bir gelişme sağlanamamıştır. Gerçi Pazar günleri, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında Ankara’dan Çayırhan’a günü birlik gidip, gölde balık avlayanlar görülmektedir

ÇAYIRHAN HAKKINDA

ÇAYIRHAN HAKKINDA



Çayırhan Hakkında

Çayırhan, Başkent Ankara'nın Nallıhan ilçesine bağlı bir yerleşme yeridir. İstanbul-Ankara arasındaki 1 numaralı devlet yolu üzerinde Sarıyar baraj gölünün kıyısında alçak tepelerin çevrelediği küçük bir düzlükte kurulmuştur.

Ankara'ya 126, Nallıhan'a 35, Beypazarı'na 27 km. uzaklıktadır. Çayırhan'ın bugünkü kuruluş yeri 1958'de, eski köyün baraj suları altında kalmasından sonra seçilmiştir.